Kıyamet İle İlgili Hadis-i Şerifler

442

5010 – Hz Ali radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün):

“Ümmetim onbeş şeyi yapmaya başlayınca ona büyük belanın gelmesi vâcip
olur!” buyurmuşlardı (Yanındakiler “Ey Allah’ın Resûlü! Bunlar nelerdir?” diye
sordular Aleyhissalâtu vesselâm saydı:

-Ganimet (yani milli servet, fakir fukaraya uğramadan sadece zengin ve mevki
sahibi kimseler arasında) tedavül eden bir metâ haline gelirse,

-Emanet (edilen şeyleri emânet alan kimseler, sorumlu ve yetkililer, memurlar)
ganimet (malı yerini tutup, yağmalayıp nefislerine helal) kıldıkları zaman,

-Zekât (ödemeyi ibadet bilmeyip bir angarya ve) ceza telâkki ettikleri zaman

-Kişi annesinin hukukuna riayet etmeyip, kadınına itaat ettiği;

-Babasından uzaklaşıp ahbabına yaklaştığı;

-Mescidlerde (rıza-yı ilâhi gözetmeyen husûmet, alış-veriş, eğlence ve siyâsiyâta
vs müteallik) sesler yükseldiği zaman

-Kavme, onların en alçağı (erzel) reis olduğu;

-(Devlet otoritesinin yetersizliği sebebiyle tedhiş ve zulümle insanları sindiren
zorba) kişiye zararı dokunmasın diye hürmet ettiği;

-(Çeşitli adlarla imal edilen) içkiler (serbestçe) içildiği;

-İpek (haram bilinmeyip erkekler tarafından) giyildiği;

-(San’at, bale, konser gibi çeşitli adlar altında; bar, gazino, dansing ve salonlarda ve hatta televizyon ve filim gibi çeşitli vasıtalarla yaygın şekilde) şarkıcı kadınlar ve çalgı aletleri edinildiği;

-Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip geçenlere (çeşitli ithamlar
ve bahanelerle) hakâret ettiği zaman artık kızıl rüzgârı, (zelzeleyi), yere batışı
(hasfı) veya suret değiştirmeyi (meshi) (veya gökten taş yağmasını, (kazfi)
bekleyin”

Tirmizi, Fiten 39, (2211)

1005 – Ebu Ümâme (radıyallahu anh) anlatıyor: “Kim bizzat gazveye katılmaz
veya bir gaziyi techiz etmez veya bir gazinin ailesini hayırlı bir şekilde himaye
etmez ise, Allah kıyamet gününden önce ona hiç beklemediği bir musibet
ulaştırır”

Ebu Dâvud, Cihâd 18, (2503)

4971 – Ümmü Seleme radıyallahu anhâ anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:

“Mehdi benim zürriyetimden, kızım Fâtıma’nın evladlarındandır”

Ebu Davud, Mehdi 1, (4284)

1007 – Seleme İbnu Nüfeyl el-Kindî (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah
(aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

“Ümmetimden bir grup, hak yolunda mücadeleye (hiç ara vermeden) devam
edecek, Allah da, onlar(la mücâdele sebebi) ile bazı kavimlerin kalplerini
saptıracak ve bunlardan (alınanlarla) onların rızkını sağlayacaktır, bu hal kıyamet
gününe, Allah’ın va’dinin gelme anına kadar devam edecektir Atın, kıyamete
kadar alnında hayır bağlıdır Rabbim bana, aranızda kalıcı değil, gidici
olduğumu, ruhumu kabzedeceğini, sizin de beni, (birbirinizin boynunu vuran
gruplar olarak) takib edeceğinizi bildirdi Sakın birbirinizin boynunu vurmayın
Mü’minlerin (fitne sırasında emniyette olacakları) asıl yerleri Şam’dır”

Nesâî, Hayl 1, (6, 214-215)

1648 – Hz Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu
vesselâm) buyurdular ki: “Bana en sevgili olanınız, kıyamet günü de bana
mevkice en yakın bulunacak olanınız, ahlâkça en güzel olanlarınızdır Bana en
menfur olanınız, kıyamet günü de mevkice benden en uzak bulunacak olanınız,
gevezeler, boşboğazlar ve yüksekten atanlardır” (Cemaatte bulunan
bâzıları): “Ey Allah’ın Resûlü! Yüksekten atanlar kimlerdir`?” diye sordular “Onlar
mütekebbir (büyüklük taslayan) kimselerdir!” cevabını verdi”

Tirmizî, Birr ’77, (2019)

1689 – Abdullah İbnu Amr İbni’l-As (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: “Hz
Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Adil olanlar, kıyamet günü,
Allah’ın yanında, nurdan minberler üzerine Rahman’ın sağ cihetinde olmak
üzere yerlerini alırlar -Allah’ın her iki eli de sağdır Onlar hükümlerinde, aileleri ile
velâyeti altında bulunanlar hakkında hep adâleti gözetenlerdir”

Müslim, İmâret 18, (1827); Nesâî, Âdâb 1, (8, 221)

1872 – İbnu Mes’ud (radıyallâhu anh) anlatıyor: Resülullah (aleyhissâlatu
vesselâm) buyurdular ki: “Kıyamet günü bana insanların en yakını, bana en çok
salavât okuyandır”

Tirmizi, Salât 357, (484)

191 – Adiy İbnu Hâtim (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu
vesselâm) buyurdular ki: “Sizden herkese Rabbi, aralarında bir tercüman
olmaksızı, doğrudan doğruya hitab edecektir Kişi o zaman (ateşe karşı bir
kurtuluş yolu bulmak üzere sağına bakar, hayatta iken gönderdiği (hayır)
amellerden başka birşey göremez Soluna bakar, orada da hayatta iken işlediği
(kötü) amellerden başka birşey göremez Ön cihetine bakar Karşısında (kendini
beklemekte olan) ateşi görür (Ey bu dehşetli güne inanan mü’minler!) yarım
hurma ile de olsa kendinizi ateşten koruyun Bunu da bulamazsanız güzel bir
sözle koruyun”

Buhârî, Rikâk 49, 51, Tevhid 36, 24, Zekât 9, Menâkıb 25, Edeb 34; Müslim,
Zekât 67, (1016); Timizî, Kıyamet 1, (2427)

4972 – Ebu İshâk anlatıyor: “Hz Ali radıyallahu anh, oğlu Hasan radıyallahu
anh’a baktı ve: “Bu oğlum, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın tesmiye
buyurduğu üzere Seyyid’dir Bunun sulbünden peygamberinizin adını taşıyan biri
çıkacak Ahlakı yönüyle peygamberinize benzeyecek; yaratılışı yönüyle ona
benzemeyecek” dedi ve sonra da yeryüzünü adaletle dolduracağına dair gelen
kıssayı anlattı”

Ebu Davud, Mehdi 1, (4290)

1959 – Selmânu’l-Fârisi (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtü
vesselâm) buyurdular ki: “AIlah’ın yüz rahmeti var Bunlardan biriyle mahlükat
kendi aralarında birbirlerine merhamet gösterirler Doksandokuz rahmet de
Kıyamet günü içindir”

Müslim, Tevbe 20, (2753)

1983 – Ammâr İbnu Yâsir (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu
vesselâm) buyurdular ki: “Kimin dünyada iki yüzü varsa kıyamet günü, ateşten iki
dili olacaktır”

Ebü Dâvud, Edeb 39, (4873)

2799 – Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu
vesselâm) buyurdularki: “Sizden biri, rüku ve secdede başını imamdan önce
kaldırdığı zaman Cenâb-ı Hakk’ın, (Kıyamet günü) başını eşek başına veya
sûretini eşek sûretine çevire(rek dirilte)ceğinden korkmaz mı? ”

Buharî, Ezân 53; Müslim, Salât 114, (427); Ebu Dâvud, Salât 76, (623); Tirmizî,
Salât 409, (582); Nesâî, İmâmet 38, (2, 96)

3329 – Ebu’d-Derda radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm: “Kim kardeşinin ırzını müdafaa ederse, Kıyamet günü allah, onun
yüzünden ateşi geri çevirir”

Tirmizi, Birr 20, (1932)

3405 – Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki: “Bir kul dünyada bir kulu örterse, Allah Kıyamet günü
onu mutlaka örter”

Müslim, Birr 72, (2590)

4088 – Hz Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki: “Kim, bir ilimden sorulur, o da bunu ketmedip
söylemezse (Kıyamet günü) ateşten bir gem ile gemlenir”

Ebu Davud, İlm 9, (3658); Tirmizi, İlim 3, (2651)

4290 – Buhari’nin İbnu Ömer radıyallahu anhüma’dan kaydettiği diğer bir
rivayette şöyle buyrulmuştur: “Kim, araziden haksız olarak bir karışlık yer alırsa,
Kıyamet günü, onunla yedi kat yere batırılır”

Buhari, Mezalim 13, Bed’ü’l-Halk 2

4317 – Ubey İbnu Ka’b radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:

“Kıyamet günü geldi mi, ben peygamberlerin imamı, hatibi ve (onlar arasında)
şefaat (etmeye yetki) sahibi olacağım Bunda övünme yok”

Tirmizi, Menakıb 3, (3617)

4336 – Büreyde radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm
buyurdular ki:

“Bir yerde ölen Ashabımdan hiçbirisi yoktur ki, Kıyamet günü oranın ahalisine bir
nur ve onlara (cennete sevkte) bir rehber olmasın”

Tirmizi, Menakıb (3864)

4981 – Hz Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:

“Ayakkabıları kıldan bir kavimle savaşmadıkça Kıyamet kopmaz Siz, yüzleri kılıflı
kalkanlar gibi, gözleri küçük, burunları yassı olan bir kavmle savaşmadıkça
Kıyamet kopmaz”

Buhari, Cihad 95, 96, Menakıb 25; Müslim, Fiten 62, (2912); Ebu Davud,
Melahim 9, (4303, 4304); Tirmizi, Fiten 40, (2216); Nesai, Cihad 42, (6, 45)

4974 – Ebu Sa’idi’l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm bize Deccal üzerine uzun bir hadis rivayet etti Bize anlattıkları
meyanında şöyle de demişti:

“Deccal, Medine geçitlerine girmesi kendisine haram kılınmış olarak çıkacak
Derken (Medine civarındaki) bazı ekimsiz yerlere kadar gelir O gün insanların en
hayırlısı olan -veya en hayırlılarından- bir kimse onun karşısına çıkar ve:

“Sen Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın bize haber verdiği Deccâl’sin!” der
Deccâl de (kendi adamlarına):

“Ben şunu öldürüp sonra da diriltsem ne dersiniz? Bu işte bir şüpheye düşer
misiniz?” der Oradakiler:

“Hayır!” derler Deccal onu öldürür ve sonra diriltir Diriltildiği zaman adam:

“Allah’a yemin olsun Senin hakkında hiçbir vakit bugünkünden daha basiretli
olmamıştım!” der Deccal onu tekrar öldüreyim mi di(yerek öldürmek isteye)cek,
fakat musallat edilmeyecek”

Buhari, Fiten 27, Fedailu’l-Medine9; Müslim, Fiten 112, (2938)

4991 – Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:

“Hicaz bölgesinden bir ateş çıkmadıkça Kıyamet kopmaz Bu ateş Busra’daki
develerin boyunlarını aydınlatacaktır”

Buhari, Fiten 24; Müslim, Fiten 42, (2902)

4995 – Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:

“Otuz kadar yalancı Deccaller çıkmadıkça Kıyamet kopmaz Bunlardan her biri
Allah’ın elçisi olduğunu zanneder”

Tirmizi, Fiten 43, (2219); Ebu Dâvud, Melâhim 16, (4333, 4334, 4335)

4998 – Ebu Sâid radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm
buyurdular ki:

“Ruhumu kudret elinde tutan Zât-ı Zülcelâl’e yemin olsun ki, vahşi hayvanlar
insanlarla konuşmadıkça, kişiye kamçısının ucundaki meşin, ayakkabısının
bağı konuşmadıkça, kendinden sonra ehlinin ne yaptığını dizi haber vermedikçe
Kıyamet kopmaz”

Tirmizi, Fiten 19, (2182)

4999 – Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:

“Devs kabilesinin kadınlarının kıçları, Zü’l-Halasa putunun etrafında titremedikçe
Kıyamet kopmaz Zü’l-halasa, Devslilerin cahiliye devrinde tapındıkları
(Tebâle’deki) puttur”

Buhari, Fiten 23; Müslim, Fiten 51, (2906)

4975 – Hz Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:

“Deccal çıktığı vakit beraberinde su ve ateş vardır Ancak halkın ateş olarak
gördüğü tatlı sudur; halkın su olarak gördüğü ise yakıcı bir ateştir Sizden kim o
güne ererse, halkın ateş olarak gördüğüne düş(meyi kabul et)sin Çünkü o, tatlı
soğuk sudur”

Buhari, Fiten 26, Enbiya 50; Müslim, Fiten 105, (2935); Ebu Davud, Melâhim 14, (4315),

5001 – Hz Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm
buyurdular ki:

“Kıyamet Allah Allah diyen bir kimsenin üzerine kopmayacaktır”

Müslim, İman 234, (148); Tirmizi, Fiten 35, (2208)

5004 – Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:

“Fırat nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça Kıyamet kopmaz Onun üzerine
insanlar savaşırlar Yüz kişiden doksan dokuzu öldürülür Onlardan her
biri: “Herhalde savaşı ben kazanacağım” der”

Buhari, Fiten 24, Müslim, Fiten 29, (2894); Ebu Dâvud, Melahim 13, (4313,
4314); Tirmizi, Cennet 26, (2572, 2573)

5026 – Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:

“İnsanlar Kıyamet günü öylesine ter akıtırlar ki, bu terler yerin içinde yetmiş
zirâ’lık derinliğe kadar iner ve bu ter (yer üstünde de birikerek insanları
konuşamaz hale getirmek üzere ağızlarına) gem vurur ve kulaklarına kadar
ulaşır”

Buhari, Rikak 47; Müslim, Cennet 61, (2863)

5031 – Yahya İbnu Sa’id rahimehullah anlatıyor: “Bana ulaştığına göre, (Kıyamet
günü), kulun ilk bakılacak ameli namazdır Eğer namazı kabul edilirse, geri
kalan amellerine bakılır Eğer namazı kabul edilmezse diğer amellerinin
hiçbirine bakılmaz”

Muvatta, Kavru’s-Salat 89, (1, 173)

1784 – İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) hazretleri anlatıyor:

“Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) teşehhüdden sonra şunu
okurdu: “Allahümme inni eüzu bike min azâbi cehennem ve eüzu bike min
azâbi’I-kabri ve eüzu bike min fitneti’d-Deccâl ve eüzu bike min fitneti’I-mahyâ ve’I-
memât (AIIahım, ben cehennem azabından sana sığınırım Kabir azabından da
sana sığınırım Deccal fitnesinden de sana sığınırım, hayat ve ölüm fitnesinden
de sana sığınırım)”

Ebu Dâvud, Salât 184, (984)

5086 – İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:

“Kıyamet günü cehennem, yetmişbin yuları olduğu halde getirilir Her yularında,
onu çeken yetmişbin melek vardır”

Müslim, Cennet 29, (2842); Tirmizi, Cehennem 1, (2576)

5487 – Hz Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm
buyurdular ki:

“Mescidler hakkında övünme olmadan Kıyamet kopmaz”

Ebu Davud, Salat 12, (449); Nesai, Mesacid 2, (2, 32)

5839 – İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:

“Üç kişi vardır, Kıyamet günü Allah onlara nazar etmez: Anne ve babasının
hukukuna riayet etmeyen kimse, erkekleşen kadın ve deyyûs kimse”

Nesâî, Zekat 69, (5, 81)

889 – Hz Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)
buyurdular ki: “Kim yatağında uyumak isteyince, sağ tarafının üstüne yatar, sonra
da Kul hüvallahu ahad’ı yüz kere okursa, Rab Teâla kıyamet günü
kendisine: “Sağın üzerinde cennete gir” diyecektir

Tirmizî, Sevâbu’1-Kur’ân 10, (2900)

4812 – Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm
buyurdular ki:

“Her ümmetin mecusileri vardır Bu ümmetin mecusileri “kader yoktur!”
diyenlerdir Bunlardan kim ölürse cenazelerinde hazır bulunmayın Onlardan kim
hastalanırsa ona ziyarette bulunmayın Onlar Deccal bölüğüdür Onları Deccal’e
ilhak etmek Allah üzerine bir haktır”

Ebu Davud, Sünnet 17, (4692)

963 – Fadâle İbnu Ubeyd (radıyalahu anh) anlatıyor: “Her ölenin ameline son
verilir, ancak Allah yolunda ölen murâbıt müstesna Çünkü onun ameli kıyamet
gününe kadar artırılır Ayrıca o, kabir azabına da uğratılmaz”

Tirmizî, Fedâilu’1-Cihad 2,(1621); Ebu Dâvud, Cihâd 16, (2500)

980 – Hz Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu
vesselâm) buyurdular ki:

“Kim Allah iman ederek ve va’dini tasdik ederek, Allah yolunda (kullanmak üzere)
bir at “tutarsa” bu atın yediği, teri, gübresi, bevli kıyamet günü terâzisine
girecektir, yani sahibine sevap olacaktır”

Buharî, Cihâd 46; Nesâî, Hayl 11

(NOT: Parantez içindekiler yorumdur)

Yoruma kapalı.